|
Yorumlar - Tarih evini buldu Mehmet Ratip
|
|
Geçtiğimiz ay başkent Lefkoşa’da “Hanay” adında (iki katlı ev anlamına gelir) emsalsiz ve çok başarılı bir sergi açıldı. 28 Mayıs ve 28 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açılmış ve meşhur tarihi Büyük Han yakınlarındaki eski bir Kıbrıs evinde sergilenen “Hanay”, değerli Kıbrıslı Türk sanatçı Sevcan Çerkez’in son derece orijinal eserlerinden oluşuyordu. ‘Seramik heykel-karışık malzeme-enstelasyon’ sergisi olarak tanıtılan “Hanay”, yakın geçmişin Kıbrıslı Türk karakterlerinin el yapımı ve insan boyutlarındaki seramik heykelleriyle Aziz Mevlitler’in sahibi olduğu eski Kıbrıs evine hayat verdi. |
||
Sergiyi zenginleştiren en önemli özelliklerden biri, heykellerin temsil ettiği karakterlerin “gerçekten yaşıyor olsalardı, böyle konuşurlardı” dedirtecek şekilde seslendirilmeleri. Aslında, kaydedilmiş konuşmalar eski Kıbrıs’ın taş kesilmiş karakterlerini gerçek hayata taşıyor. Örneğin, yaşlı bir çiftin heykellerine, sanatçının anne babası Ayfer ve Salih Yalçın tarafından canlandırılan sarhoş bir ihtiyarın karısıyla hoşbeş edip atışması eşlik ediyor. Bir başka örnek; genç ve güzel bir kadın heykelinin yatak odasında kendisi gibi genç ve güzel bir kadın portresi çizdiği buz kesilmiş anda, sanatçının yakın arkadaşı Nursal Vahip’in yazıp seslendirdiği şiir, “Hanay”ın bu odasında etkileyici bir atmosfer yaratıyor. |
|||
![]() |
Genç ve gelecek vaat eden bir tarza sahip müzisyen, aynı zamanda Kıbrıslı Türk rock grubu Kaira’nın vokalist-gitaristi olan Sevcan Çerkez’in küçük oğlu Çağrı Çerkez “Hanay”ın müziklerini bestelemiş, büyük oğlu Çağan Çerkez ses ve ışık düzenini kurmuş, kocası Mustafa Çerkez ise yaratıcı eşine maddi manevi her türlü desteği vermekle kalmamış, ayrıca “Hanay”ın insan boyutlarındaki heykellerini sığacak büyüklükte bir seramik fırını da yapmış. Kıssadan hisse; eski nesilden dostane ve çalışkan bir Kıbrıslı Türk aile modelini sergileyen “Hanay”, günümüz Kuzey Kıbrıs’ının girgin, tatlı, ve üretken bir ailesinin ürünü. “Hanay”, geçmiş zamanı barındıran ve paha biçilmez bir tarihe ev sahipliği yapan büyülü bir mekan. Üç boyutlu sanat dalına olan ilgisi Sevcan Çerkez’i 2000 yılından itibaren seramikle çalışmaya itti. 2002’de Büyük Han’da “Hanay” isimli seramik atölyesini açan Sevcan Hanım, önce on santimetreden başlayıp içi boş olarak yaptığı heykellerini gittikçe büyültüp insan boyutlarına çıkarmaya başladı. Sevcan Çerkez, sanata bakış açısının bir zamanlar bozulmamış bir doğadan ve güneşi kadar sıcak aile ve insan ilişkilerinden oluşan Kıbrıs’a özgü bir hayat tarzıyla şekillendiğini söylüyor. “Hanay” o samimi ve renkli hayata olan hasreti simgeliyor. |
||
Sevcan Çerkez’in duyarlı sanatı
Sevcan Çerkez 1961’de ikiz kardeşi ve yetenekli bir sanatçı olan Semra Bayhanlı ile Lefkoşa’nın Küçük Kaymaklı bölgesinde doğdu. “Kendimi hatırladığım ilk anlarım 1963 savaşında ikiz kardeşimle Hamitköy’de kurulmuş göçmen çadırlarında el ele dolaşıp şaşkınlıkla etrafımızdaki insanlara baktığımız andır. İnsanların yüz ifadelerinin ilk defa o zaman ruhumuza işlediğini tahmin ediyorum”, diyor Sevcan Hanım. “Hanay” adlı projesinin amacının savaşın ve olumsuz dış etkenlerin yok edemediği Kıbrıslı Türk insan mimiklerini ve karakterlerini heykellerle ölümsüzleştirmek ve biraz da kırgın olarak bu değerlere yeniden can vermek ve bunları Kuzey Kıbrıs’ın insanlarıyla paylaşmak olduğunu söylüyor. Sevcan Hanım’ın kırgınlığında, bugünün Kuzey Kıbrıs’ında gördüğü duyarsız ve sorumsuz bir topluma karşı verilmiş, en az sanatındaki ince detaylar kadar narin bir yanıt aranmalı diye düşünüyorum. |
|||

